Size Bir Mesajımız Var
Kutlanan her sahte baharın ardında, o fabrikanın sönmeyen yangını ve özgürlüğü için küllerinden yeniden doğan kadınların asil direnişi yatıyor. 8 Mart Emekçi Kadınlar Gününüz kutlu olsun!
Ahlak Polisi
3/8/20262 min read
8 Mart Dünya Kadınlar Günü yani kozmetik mağazalarında %70 indirim günü, bir yıl boyunca sadece o güne özel çiçek verme günü, İnstagram'da "Her kadın çiçektir" sloganlarının atıldığı gün. Merak etmeyin çiçekte biziz çiçekli günlerde o yüzden dünya kadınlar gününüz sizin olsun biz dünya emekçi kadınlar gününü kutluyoruz.
8 Mart’ın doğuşu, sanıldığı gibi bir bahar bayramı değil, kanla yazılmış bir işçi direnişidir. 1857 yılında New York’ta, insani şartlarda çalışmak ve erkeklerle eşit ücret almak isteyen dokuma işçisi kadınların başlattığı o isyan, egemen sistemin tahammülsüzlüğüyle bir katliama dönüştü. Fabrikaya kilitlenen, üzerlerine kapılar sürgülenen ve çıkan yangında can veren 129 kadının küllerinden doğdu bu gün.
Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporuna göre 146 ülke arasında kadın erkek eşitliğinin tam olarak sağlanabildiği tek bir ülke bile yok ayrıca bu eşitliğin sağlanabilmesi için tam 134 yıl gerekli. Ona da yetişemedik ama olsun, Türkiye bunun neresinde diyecek olursanız Batı Afrika’daki Nijerya'nın bir gerisinde, Orta Doğu’nun kalbi Ürdün'ün bir önünde 135. sıradan tüm dünyaya el sallıyoruz. Gerçek ahlaktan kopup ahlakçılığı bir yaşam biçimi haline getirmiş, onu da sadece kadının bedenine, gülüşüne ve kararlarına endekslemiş bu coğrafya için 135. sıra şaşırtıcı değil aslında.
Bu istatistiklerin soğuk yüzü aslında her gün sokakta, evde, iş yerinde karşılaştığımız o görünmez barikatların ta kendisidir. Biz sadece bir sıralamada yer kaplamıyoruz; biz bu coğrafyanın her bir köşesinde hayatta kalma mücadelesi veriyoruz. Rakamların bittiği yerde, o derin sessizliğin içinde yankılanan kadın çığlıkları başlıyor ve bizi o tarihi yangının küllerine geri götürüyor.
O gün o fabrikada yanan kadınların çığlığı, bugün Fatmanur Çelik'lerin, Özgecan'ların, İkbal ve Ayşenur'ların ve sokak ortasında katledilen binlerce kadının sessiz feryadıyla aynı yerden besleniyor. 8 Mart patronların kâr hırsına, erkeklerin bitmek bilmez zorbalığına ve devletin sağır eden sessizliğine karşı barikat kuran kadınların miras bıraktığı bir hesap sorma günüdür. Bu tarih, kadınları mülkü sanan zihniyete karşı yakılan bir direniş meşalesidir; o gün fabrikada sönen hayatlar, bugün sokaklarda haklarını arayan milyonların öfkesinde yaşamaya devam ediyor.
Kadınların eğitim haklarının ellerinden alınmadığı, çocukluklarını giydikleri gelinlikle unutmadıkları, bedenlerinde herkesin söz hakkına sahip olmadığı, erkeklerin şiddetinden ve hemcinslerinin gıybetinden yılmadıkları, değer görmek için ana bacı olmaya ihtiyaclarının olmadığı o güzel yepyeni bir Türkiye'ye ve 2160 yılına selam olsun.
Eşit bir dünya, özgür bir gelecek dileğiyle...
Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun.
