Bir Filme Nereden Başlanır?
Bir film, kendi cenazesinden konuşarak başlar. Bir başkası, "The End" şarkısıyla açılır. Bazı filmler bitişle başlar çünkü en iyi girişler bazen bir vedadır.
9/12/20262 min read
Bu sorunun cevabı göründüğü kadar basit değil. Çoğu film kronolojik başlar: bir sabah, bir doğum, bir varış.. Ama kült sinemanın en unutulmaz örnekleri genelde bu kuralı çiğneyerek başlar ve tam da bu yüzden akılda kalırlar
Apocalypse Now'ı düşünün. Film, Vietnam'a gidip gelmiş bir askerin hikâyesidir; savaşın ortasında, çıldırmanın eşiğinde geçer. Ama Coppola filme savaşla değil, "The End" şarkısıyla başlar; helikopter pervanelerinin sesiyle karışan, tuhaf bir sakinlikle örülü bir sondan. Film henüz başlamamışken, izleyiciye şunu söyler: bu hikâyenin nereye gideceğini zaten biliyorsun, önemli olan oraya nasıl gideceğin.


Sunset Boulevard daha da ileri gider. Film, kendi anlatıcısının cesedinin havuzda yüzdüğü görüntüyle açılır. Ölü adam konuşur, kendi hikâyesini kendi cenazesinden anlatır. Bir başlangıç, en radikal biçimiyle bir bitişten devşirilmiştir.


Citizen Kane de benzer bir cüreti taşır. Film, Charles Foster Kane'in ölümüyle açılır; son nefesinde fısıldadığı "Rosebud" kelimesiyle. Ardından sahte bir haber bülteni, adamın çocukluğundan servetine, yükselişinden çöküşüne kısacası tüm hayatını birkaç dakikaya sıkıştırıp izleyiciye sunar. Asıl hikâye, yani "Rosebud ne anlama geliyor?" sorusu, ancak bu özet bittikten sonra başlar. Film size önce her şeyi anlatır, sonra da "peki ama gerçekte ne oldu?" diye sorar.


Bu filmler bize tuhaf ama güçlü bir şey öğretiyor: bazen bir şeye başlamanın en dürüst yolu, nerede olduğunu saklamamaktır. Yani "yeniden başlıyoruz" demek, sıfırdan başlıyormuş gibi davranmak zorunda değildir. Aradan geçen zamanı, ortada kalan cümleyi, biraz tozlanmış rafı inkâr etmeden de bir ilk sahne kurulabilir.
Biz de tam olarak bunu yapıyoruz.
Bu kulüp bir süredir sessizdi. Ne kadar sessiz olduğunu saymayacağız çünkü kült sinemanın bize öğrettiği gibi önemli olan aradaki boşluk değil, o boşluktan sonra nasıl bir kareyle geri geldiğinizdir. Apocalypse Now'ın "The End"le başlaması gibi, biz de bu yazıyı bir bitişle değil ama bir dönüşle açıyoruz: uzun bir aradan sonra, tekrar. Peki bu "ilk sahne" ne anlatmalı?
Kısacası: bir ara verdik, şimdi tekrar yayındayız. Bundan fazlası yok.
O yüzden bu metni bir final gibi değil, ışıkların söndüğü an gibi okuyun. Büyük bir dönüş anlatısı yok burada; sadece ara bitti, film sürüyor. Ve devam eden film de basit: kült sinemayı konuşmaya, farklı konularla ele almaya, izlemeye ve tartışmaya devam edeceğiz.
Perde açılıyor. Yeniden.
