Bir Dileğin Bedeli: Obsession
Dilek ağacının kırılan dalı, maskelerin ardındaki tuhaflık ve seyirciye de bulaşan o kurtulamama hissi. İyileşmeyen bir rahatsızlığın, içeriden gelen bir lanetin yansıması: Obsession. Görmek için dikkatli bakmak yeterli.
6/9/20264 min read


Bir korku filminin sizi korkutması için ne yapması gerekir? Jump scare sahnelerinden bol bol yararlanması mı, sahnenin her yerine kanlar döşenmesi mi, ya da ürkütücü canavarlar göstermesi mi? Bunları bir kenara bırakıp Obsession’a doğru kafamızı çevirelim. Obsession kelime anlamıyla takıntı demektir ama bu filmi izlerken aslında takıntılı bir insanın size yapabileceklerini değil, film bittikten sonra hissettiklerinizde takıntının nasıl bir his olduğunu göreceksiniz. Peki bu his nereden geliyor? Gelin en başından başlayalım.
SPOİLER ALLERT
Bear, hoşlandığı kıza açılmaya cesaret edemeyen, kendini hep arkadaş rolüne hapsetmiş sıradan bir genç adamdır. Sevdiği kızın kaybettiği kolyeyi telafi etmek için bir hediyelik eşya dükkanına girer; kolye seçeneklerini beğenmeyince One Wish Willow adlı küçücük bir kutuda, yedi dolara satılan tahta bir parçayı alır. Niyeti saftır hatta naiftir. Ama “cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir” derler ya Bear tam da bunun canlı ispatı olacaktır.
Filmin en sessiz ama en şifreli anlarından biri Bear'ın kedisi Sandy'nin ölümüdür. Çoğu izleyici bunu sıradan bir foreshadowing olarak geçiştirip ilerler. Oysa bu sahne filmin tüm alt metnini taşıyan bir kırılma noktasıdır.
Kedi, tarih boyunca özgürlüğün simgesi olmuştur. En az evcilleştirilen, en hür, en kendi iradesine sahip yaratıktır. Sandy, Bear’ın reçeteli ilaçlarının yanlışlıkla yemeğine karışmasıyla ölür. Sıradan bir sahne gibi görünür ama film ilerledikçe bu ölümün ne anlama geldiği açılmaya başlar. Dilek gerçekleştiği andan itibaren Nikki artık hür bir varlık değildir yani Nikki de tıpkı Sandy gibi farkında olmadan sahiplenilecektir. Dilek kutusu müşteri hattındaki adamın soğuk sesi bunu tescil eder: “Hayatınız boyunca ona bakmak sizin ahlaki yükümlülüğünüzdür.” Nikki artık bakılacak, korunacak, sahip olunacak bir varlıktır. Tıpkı Sandy gibi.
Bu dönüşüm, filmde yavaş yavaş ve ürkütücü bir biçimde kendini gösterir. Nikki aniden sert tepkiler verir, tırsar. Geceleri Bear’ı uyurken izler, fark edildiğinde neredeyse patileri önünde ilerler gibi usul usul yürür. Kokuyu içselleştirmek için Bear’ın kazağını giyer. Bear eve geldiğinde bir gün Nikki’yi kusmuş, altını ıslatmış halde bulur. Sandy’nin cesedini mutfakta hazırlayıp Bear’a sandviç şeklinde sunar. Kapıyı bantla yapıştırır ki Bear kolayca çıkamasın. Bir insan, kedi davranışlarını taklit etmiyordur burada. Bir insan, yavaş yavaş kediye dönüşüyordur.
Curry Barker, karakterlerinin isimlerini bile sembolik olarak yüklemişti. Bear ismi çift anlamlıdır: hem kaba erilliği simgeleyen “ayı” hem de “katlanmak” fiili. Bear, kendi eylemlerinin yıkıcı sonuçlarına katlanmak zorunda kalacaktır. Nikki ismi ise Japonca orijinalinde “iki ağaç” anlamına gelir. Filmin ilerleyen dakikalarında iki bireyin dilek amacıyla kıracağı iki söğüt ağacının öngörüsü karakterin adına bile işlenmiştir.




Filmin finali de bu bilinçli yapının en güçlü halkasıdır. En yakın iki arkadaşının Nikki tarafından öldürülmesiyle derin bir yıkıma uğrayan Bear, tıpkı Sandy gibi ilaçlarla hayatına son vermeye çalışır. Tam o sırada Tuhaf Nikki, dilek ağacının dalını kırar ve Bear anında bambaşka biri olur. Her şeyi unutup Tuhaf Nikki’nin yanına koşar. Kız ona “forever and ever and ever” der. Barker burada The Shining’e açık bir selam çakar. Ama bu sefer bir aşk değil, iki lanettin birbirini tamamlaması vardır karşımızda.
Bütün bunları bir araya getirdiğinizde filmin başlığı yeni bir anlam kazanır. Obsession yalnızca Bear’ın Nikki’ye olan saplantısını ya da Nikki’nin bedenine giren varlığın yarattığı cehennemi anlatmıyor. Filmin asıl takıntısı, izleyiciye bulaşan şeydir. Sinemadan çıktıktan sonra o rahatsızlık neden gitmiyor? Çünkü film, seyirciyi de döngünün içine alır ve kedileşme sahneleri gibi rahatsızlık da sinip kalır. Sandy’nin ölümü, kedileşme, Grimm masalı, The Exorcist ve The Shining’e uzanan referanslar.. Bunların hepsi birbirine bağlı, hepsi anlamlıdır ve görmek için dikkatli bakmak yeterlidir.




